Sevdiğim Fotoğraflar
Gitmek İstediğim Yerler
Benim Tarzım
Okumak İstediklerim
İzlediklerim
Gezdiğim Yerler
Evim İçin
BaşarıÖyküsü
Eğitimde Fatih Projesi Teknoloji ve Liderlik Formu Web Günlüğü Topluluğuna Hoşgeldiniz..
Eğitiminiz süresince bu Topluluk katılımcılarımız için kursta anlatılan modüllerle ilgili yansıtmalarını ve fikirlerini birbirleriyle paylaşacakları bir alan sunmaktadır.
Her modülün sonunda sizden günlüklerinizi eklemeniz ve eğitimlerle ilgili ilginizi çeken her hangi bir konuya cevap vermeniz istenecektir. bu alanda çalışırken sınıftaki işbirliği ve öğrenme potansiyelini düşünün.
Ayrıca, eğer seçerlerse, her üyenin kendi blogunu yazma seçeneği vardır. Bireysel bloglara erişim sağdaki açılan menüde bulunmaktadır. Bireysel blogunuzu yazarlığı deneyeceğiniz bir alan olarak kullanın.
Lütfen ilk etkinlik olarak yaşamış olduğunuz veya tanık olduğunuz bir Başarı Öykünüzü bu yazıya yorum olarak ekleyiniz...
Tekrar hoş geldiniz..
Öğrenci taraması için bir gün Kahramanmaraş ili Türmoğlu İlçesine gitmişütik.Kaymakam beyi ziyaretimizde bize \"Türkoğlu ilçemizde bulunan siyam ikizlerini babalırını dilendirdiğini ve bundan dolayı da Vali Beyin çok rahatsız olduğunu söyledi.Bu çocuklar için ne yapabileceğimiz hakkında bilgimiz olup olmadığını sordu.Bende Milli Eğitim Bakanlığımızın \"Evde Eğitim\" adı altında bir çalışması olduğunu,bundan faydalanarak bu çocuklarımızı eğitime kazandırabileceğimizi belirttim.
Kaymakam Bey bu durumdan çok memnun oldu.Bu uygulama ile ilgili bizden detaylı bilgileri aldıktan sonra,durumu İlçe Milli Eğitim Müdürüne sordu.Ne yazıkki ilçe milli eğitim müdürünün o ana kadar bu çalışmadan haberi yoktu.Kaymakam Beyin ricası üzerine bizler ilçe milli eğitim müdürlüğüne giderek,Müdür beye de bu durumu anlattık.Daha sonra gerekli işlemler yapıldı.Dosya benimde aralarında bulunduğum\"Özel Eğitim İl öğrenci Tanılama\"kuruluna geldi.Siyam ikizlerine evde eğitim başlamıştı.Bir kaç ay sonra ulusal kanallardan birinde şöyle bir haber duydum.\"Kahramanmaraşın Türkoğlu İlçesinde bulunan siyam ikizleri okuma ve yazmaya başladılar.Sanki onlara okumayı ben öğrettim gibi aşırı bir haz duymuştum.
Eğer başarı başkalarına faydalı olmaksa bu benim başarım diye övünebilirim. 2 yıl önce
2 yıl önce
Eski jiplerden birisini kiralayarak yola çıktım.
Coğrafi yapısı itibariyle derin vadilerden yağmurlu bir havada 23 km lik yolu 1.5 saata katederek mezraya ulaştık.
Muhtar; kendisine ait iki odalı evden bozma okul binusını bana gösterince adeta şok lmuştum. dış kapısı yamaca bakan binanın yarısına kadar kar vardı. Muhtar kapıyı açar açmaz kar bizren önce içeri girdi.
Derken ggörevime başladım. Heyecanla okulun açılp öğrencilerimle kavuşacağım günü beklemeye başladım. Mart ayı ama öğretme olmadığından dolayı okul kapatılmış. Ben kapalı okulu açacaktım. Gün geldi çattı öğrencilerin okula geldikleri sabahın bende uyandırdığı heyacanı hala unutamıyorm.
Tüm sıkıntılarımıza rağmen öğrenci ve velilerin okula ilgilerini olumlu yönde geliştirdik.
Bana ilginç gelen şey okulda hiç 23 Nisan kutlamaları yapılmamış. Komşu köylere öğrenciler götürülmüş.
İlk yıl kutladığımız bayram törenlerine üç beş kişiden başka kimse katılmamıştı. Bayramın renkli ve gzel geçmesinden dolayı.
İkinci yılki 23 nisan kutlamalara herkes evinin kapısını kitleyerek bayrama geldi.
Bu okulun tarihinde hiç bir öğretmen bir yıl süreyle görev yapmamış, Ben o mezrada 3 yıl gorev yaptım.
Geldiğim zaman tüm köylünün beni yolcu ederken ağlayışlarını hala unutamıyorum... 2 yıl önce
2 yıl önce
Sonuç olarak tekrar ve tekrar diyorum ki başarı ekip işidir. Güven, huzur, inanmak, çalışmak başarının anahtarıdır. İnanan, ve başaran arkadaşlarıma selam ve dua ile. 2 yıl önce
Tüm meslekler de olduğu gibi öğretmenlik mesleğinde de başarılı olmak için mesleğimizi sevmek gerekir.
Otuz yıllık meslek hayatımın yirmi sekiz yılı eğitim yöneticisi olarak geçti.
Bize emanet edilen ülkemizin geleceği ve bu geleceği kuracak olan gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz oldukça ağırdır.
Anadolunun çeşitli şehirlerinde görev yaptım.Her görev yaptığım okulda,oradan ayrıldığım zaman insanların beni güzelliklerle yağdecekleri eserler bıraktığıma inanıyorum,buda beni son derece mutlu ediyor.
Göreve başladığımız 1980 li yıllarda şimdiki imkanları kıyaslamak imkansız.Bir okula yeni atandı iseniz hele bu bir köy okulu ise mutlaka çok işiniz var demektir.
1990 yılında Türkoğlu Büyük imalı köyüne müdür olarak atandım.
Okul her yönü ile dökülmüş,fiziki olarak perişan bir vaziyette idi.
Öğrenci sıraları 1950 li yıllardan kalma,öğrenci masası ve sırası birleşik olan tipte yapılmış.Çam ağaından yapıldığı için her tahta parçasının arasına bir kalem sığabiliyordu.İşe sıraları yenileme ile başlamaya karar verdim.
Öğrenciler kışlık yakacak için her gün bir paraça odunu kitaplarla iç içe koyarak çantasında getiriyorlardı.Veli toplantısı yaparak,bir defaya mahsus olarak her öğrenci için bir hayvan yükü odun getirmelerini istedik.Yaklaşık 25- 30 ton odun oldu.Yeteri kadarını kışın yakmak üzere depoladık.20 ton kadar odun fazla idi.köy ihtiyar heyeti kararı ile bu odunları satmaya ve sıra yaptırmaya karar verdik.köyde görev yapan hemşire ve öğretmenlere,bir kısmınıda kaymakamlığın bilgisi dahilinde ilçede satarak paraya dönüştürdük.Köyün marangozuna standartlara uygun şekilde 100 takım sıra yaptırdık.Bir 23 Nisan Bayramında tüm köy halkı ile birlikte sıraların açılışını yaptık.Aynı zamanda ilk defa bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramında öğrenciler bando takımı eşliğinde köy içerisinde yürüyüş ve gösteriler yapıyorlardı.Bu durum tüm köyde büyük mutluluk ile karşılanmıştı.
Bu sadace öğretmenlik ve yöneticilik mesleğimde yaptıklarımdan çok küçük bir kesit.Yeni nesil meslektaşlarım artık her şeyi hazır bulma noktasındadır.Devletimizin imkanları her geçen gün dahada iyileşmektedir.Genç meslektaşlarımıza sadece bilgi ve deneyimlerini öğrencilere aktarma,onları yönlendirme,rehberlik etme görevi düşmektedir.
Başarı mutlaka gelecektir,yeterki işimizi ve öğrencilerimizi sevelim.
Mehmet KABAK
Mrk.Mimar Sinan İ.Ö.Ok.Müdürü
Bu sayede 100 takım 2 yıl önce
2 yıl önce
Mezra da göreve başladığımda tek derslikli okulda tek öğretmen olarak göreve başlamıştım. Okulun çatısı toprak, güzelim selvi ağaçlarından yapılmış merteklere bakıyordum. Merteklerin arasından ara sıra dökülen toprak parçaları gecenin sessizliğinde beni tedirgin ederdi. Tek derslikli okulda tek öğretmenin yapabileceklerinin hesabını yapıyordum.
Okulumun temizliğine çoktan girişmiştim. Tek tük köylüler gelerek hoş geldin hocam diyen yardım için eline çalı süpürgesini alan işe koyuluyordu. Okulum artık pırıl pırıl olmaya başlamış gözüme daha şirin gözüküyordu. Bu arada gözlerim okulun bahçesinde tuvalet arıyordu. Nereye baktıysam bir türlü göremiyordum. En sonunda köylülere dönerek;
---Kardeşim bu okulun tuvaleti nerde? Diye sordum.
Köylü şaşırmış bir şekilde bana dönerek cevap verdi.
----Hocam okulu bırakın, bizim evimizde dahi tuvaletimiz yok dedi.
Ben hayli şaşırmıştım. Bu nasıl olur diyordum. Anladım ki ilk yapacağım örnek çalışma, ilk değişim temizlik şuurunu kazandırmak olacaktı. Köylüler dağıldıktan sonra başladım çalışmaya. Okul bahçesinin köşesine çukur eşmeye başladım. Çukur eşmek 3 günümü almıştı. Eştiğim çukuru merak edip soranlara hiçbir şey demiyordum. Sonra eştiğim çukurun üzerine kalın ağaçlarla kapattım. Üzerine otları ve küçük çalılarla kapattım. Üzerine toprakla örttüm. Etrafına kazıklar çakarak çalılarla ördüm. Ağaçtan bir kapı yaptım. Küçük bir paslı tenekenin içine su koyarak yaptığım emek verdiğim tuvaletin içine koydum. Çocuklarıma tek tek anlattım.
Bir hafta sonra okulun önünde köylülerle otururken bir kız öğrencim tuvalete doğru öyle bir koşuyordu ki sanırsın arkasından köpek kovalıyor. Öğrencimin çok sıkıştığı her halinden belli oluyordu. Tuvaletin kapısından içeri girerken öğrencim üzerini çıkartarak kapısından içeri daldı. Bende bu fırsatı yakalamışken köylüye yüklenip ilk değişim hareketinin düğmesine basayım dedim.
---Arkadaşlar, bu kız öğrencimizin düştüğü duruma sizde şahit oldunuz. Bu eşinizde olabilirdi. Şimdi sizlerde bu günden itibaren evlerinizin uygun yerlerine birbirlerinizle yardımlaşarak tuvalet yapacaksınız. Dinimizde bunu emreder. Temizlik imandan gelir dedim.
İşte o günden sonra tüm köyde her eve tuvalet yaptırmıştım. Bu değişim hareketinden sonra sıra banyoya gelmişti. Bir ay içinde her eve banyoda yaptırmıştım.
Mesleğimin ilk günlerinde yaptığım bu değişimle beraber aldığım hazzı tarif edemem. İşte o günden bugüne çalıştığım her yerde mükemmel olan ne varsa onu uygulamaya çalışırım. Bu arada 33 yıldır görev yaptığımı da hatırlatayım.
2 yıl önce
2 yıl önce
Her gün okula ilk ben gelirim; okulu açar, okulu eğitim-öğretim için hazırlar, son ders zili çaldığında da okulu kilitlerdim.
Bilgisayarın okullara yeni yeni verildiği ilk yıllar....
Benim okuluma da ilk kez bir bilgisayar verilmişti. Sosyal bilgiler öğretmenim (Cuma Bey ) bilgisayarla uğraşmaya, bilgisayarda oyun oynamaya merak sarmıştı. Ben okulu boşalttıktan sonra kapıları kilitleyip köy içerisinde veli ziyaretine gittim. Cuma Bey, okulda kilitli kaldığını çok sonra fark etmiş ( bilgisayara o denli dalmış ki! ) Okulun penceresinin demir parmaklıklarından kafasını çıkararak bağırmaya başlamış. Okulda mahsur kalmıştı. ”Ayfer Hocayı bulun, beni kurtarın.” diye bağırarak sesini duyurmaya çalışmış.
Bana haber ulaştırdılar. Okula gelerek kapıyı açtım.Cuma Hocamı kilitli kaldığı öğretmen odasından çıkardım. O günden sonra Cuma Bey, zil sesini duyar duymaz öğrencileri ile birlikte okuldan çıkmaya başladı. Ben de bu olaydan sonra sınıfları tek tek dolaşıp, ses vererek kimsenin kalmadığından emin olduktan sonra okulu kilitlemeye başladım. Okulu her kilitleyişimde bu olayı ve Cuma Bey’i hatırlarım. Bir anlık dalgınlığıma gülümserim. 2 yıl önce
Bu bilgi yarışmasına Çataloluk İlköğretim Okulu olarak biz de hazırlandık. Grubumuzda rakiplerimiz Reşit Gümüşer, Albayrak ve Akçakoyunlu ilköğretim Okulları ile yarıştık. Grup birinciliğini ederek final grubunda yarışmaya hak kazandık.
Böylece bir köy okulunun da böyle başarılar kazanabileceğini herkese göstermiş olduk. Okulumu temsil eden öğrencilerimin, onları yarışmaya hazırlayan öğretmenlerimin ve okul müdürü olarak benim sevincim, mutluluğum, heyecanım görülmeye değerdi. Onlarla ne kadar gurur duysam azdır.
Bugün aradan yıllar geçmesine rağmen o hazzı, coşkuyu unutamıyorum, sanki her anını yeniden yaşıyorum.
2 yıl önce
Derken anne için için ağlıyor kadın çok fena baktım olacak gibi değil öğrenciye ablaya git sana sarılsın dedim.Çocuk gitti kadın sarıldı feryat figan.on dakika sürdü bu durum.Çocuğu sınıfa aldık...Ders çıkışı çocuk eve gidiyor durumu anlatıyor...Anne baba çocuğa bir şey hisettirmiyorlar ama çocukta bir durum değişikliliği ....Sonra durum izah edildiiii .....Çocuk iki arada br derede 8. sınıfı bitirdi... 2 yıl önce
2005 yılında kılavuzlu abdulgani seyithanoğlu ilköğretim okulunda müdür olarak göreve başladım.Okulun 2.kat inşaatı devam ediyordu.Öncelikli olarak inşaatın bitirilmesini sağladık.Daha sonra ilk öğretmenler kurulu toplantısında akademik başarı konusu göndeme aldık,ekip olarak bu okulun fen lisesine öğrenci gönderme bil kültür yarışmamlırında okulun derece yapması kararını aldık.İki yıl sonra okulumuz ikiyüz elli okulun katıldığı bilgi kültür yarışmasında il ikincisi oldu.yine okulumuz 2009-2010 öğretim yılında SBS de yedinci sınıflarda il biricisi,6 sınıflarda da il beşincisi oldu.Altıncı sınıflarda Türkiye birincisi çıkardı.
Akademik başarı olarakta üç öğrenci fen lisesi,on iki öğrenci bursluluk,yedi öğrenci Anadolu Öğretmen Lisesi ve onüç öğrencide sağlık meslek lisesi hemşirelik bölümü kazandı.2009-2010 eğitmi öğretim yılında okulumuz milli eğitim müdürlüğü ve teftiş kurulu tarafından devlet okulları arasında model okul olarak değerlendirildi.
2 yıl önce
iklimin sertliğini insanlarının mertliği ve içimdeki bie sevgiliyeyani mesleğime kavuşmanın aşkveheyacanı iklimin bütün olumsuzşartlarına meydan okutuyor.
milli duyarlılığımmesleki sorumluluğum ve insani hassasiyetim işimin zorluğunu ama imkansız olmadığını bana hatırlatıyor zaman kaybetmeden işe başlamam gerektiğini vurguluyordu.
bende öyle yaptım emeğim ve alınterimin üzerine bir başarıinşa etmenin sorumluluğumu yerine getirmenin vicdani rahatlamanın tek çaresi olduğunu biliyordum. günler bu duygu ve düşüncelerin ışığında geçerken öğretmen lisesi sınavlarıyaklaştı. kızçocuklarının okula zorlanarak gönderildiği birzamandabir kız öğrencimi sınavlarahazırlıyorum. bu öğrencim bir gün birsoru getirdi veçokuğraşmama rağmen çözemedim. birgün sonra sınav ya bu soru çıkarsakaygısı ile hemen bir traktöre atlayarak ilçeye geldim veöğretmen arkadaşların yardımıilesorunun çözümünüöğrendim vehemen geri döndüm köyegeldiğimdeo öğrencinin evlerinin önünde bir taşın üzerinde beni beklediğini göördüöhemen orda çözümü birkaç kezizah ettikten sonra evimedöndümsabahleyin bu öğrencimi yolcu ettikten sonra sabırsızlıkla dönüşünü beklemeyebaşladım. nihayet beklenen an geldi köyün yolcu taşıyan traktörü karşıdan göründü. o yavaş yavaş köyegirerken bende köy meydanına doğru adımlamaya başladım. yolcular inmeyebaşlarken gözüm öğrencimi arıyordu birden öğretmenimmmm diyen birsesin banadoğru koştuğunu gördüm kucaklaştık sarıldık öğretmenim o soru çıktı ve ben doğru yaptımdiyordu. derinden biroh çektim bu oh aynı zamanda vicdanen rahatlamanın adıydı. aradan aylar geçti sonuçlar açıklandığındabu öğrencimin ozamanki adıylasivasöğretmen lisesini kazanmışolduğunu öğrendik. buğün iseaynı aynıilin koyulhisar ilçesindebir ilköğretim okulundasınıf öğretmeniolarak görev yapmaktadır. bu öğrencimden snra o köydekardelenler kışa inat yeşermeye devam etti. 2 yıl önce
Lise ikinci sınıfta ders çalışmaya karar verdim. Artık derste dinlediklerimle yetinmeyecek, arkadaşlarımın inekliyorsun sözlerine aldırmayacaktım. İlk yazılımız İnklap tarihi dersindendi. Gerçekten sıkı bir ders çalıştım. Yazılı da buna bağlı olarak güzel geçti. Yaklaşık 10 gün sonra hoca yazılıları okumaya başladığında ilk kez heyecanlı bir bekleyişe geçtim. Sınıf mevcudumuz 44 kişiydi. Benim dışımda herkesin sınav sonucunu öğrendiğimde hayal kırıklığı yaşadım. Hiç kimse geçer not alamamıştı. En yüksek not 4 tü. En çalışkan arkadaşlarımız bile 3-4 almıştı. Hoca benim adımı okuduğunda heyecanım zirye çıkmıştı. Hoca, aferin olğum 5 dediğinde benim için çok şey değişmişti. Artık başarabiliyorum fikri yerleşmişti.
2 yıl önce
Bu bilgi yarışmasına sekiznic sınıf öğrencilerimden Fatih Oğuz,Alaaddin Kireçci,İbrahim Kuzhan ve müdür yardımcım Feyzi Oğuzla birlikte karlı bir kış günü köyden yarışmayı katılmak için Pazarcık İlçesine hareket ettik.Yoğun karyağışından dolayı arabamız kaydı ,öğrencimiz İbrahim sürekli kusuyordu bu zor şartlarda yarışmaya yarım saat geç katıldık.Jüri üyeleri bizim uzak bir köyden katılmamızdan dolayı yarışmaya katılmamızı uygun gördü.
İlçe ve köy okulları toplam onbeş okul arasında yarışma başladı yardışmanın son sorusundan sonra ilçe merkezinden Fatih İlköğretim Okumlu ile ayını puanla bitirdik.Yedek sorular sorulmaya başlandı birkaç soruda sonuçdeğişmedi.Ancak bir soru ile ilçe ikinci olduk.Pazarcık ilçesine kırk kilometre uzaklıkta mahrum sayılacak bir köyden gelerek yarışmada ikinci almamız ilçede okulumuzun adını ön plana çıkarttı.Köyümüzde velilerimiz ve öğrencilerimiz kendilerini güvenleri arttı.Bu yıldan sonra katıldığımız yarışmalarda mutlak ilk üçte bulunduk. 2 yıl önce
göksundayım,ilçenin en ücra en imkan yoksunu okulu olarak bilinen bir okul,öğrenciside öyle,fakat bir öğretmen varki kendinden emin öğrencisine inanmış başarıyı ufukta görmüş bir öğretmen kısacası inanmış bir öğretmen.inanmanın gereği olan sabırlı özverili fedakar bir öğretmen bu öğretmen ÜNAL öğretmen.sporcu bir aileden geliyor.gören beden eğitimi öğretmeni zanneder,benim zannettiğim gibi fileyi hiç görmemiş voleybolden anlamayan o minik kızlara önce filenin sultanları dedi maddi manevi imkanlarını esirgemeden adeta kapalı spor salonunu mesken tuttu aylarca çalıştı sonra nemi oldu ,sırasıyla ilçe,il,bölge birincilikleri arkasından türkiye birinciliği için final oynadılar. inandılar ve başardılar. 2 yıl önce
okulumuz çok özel bir yerdeydi ama fiziki alt yapı çok yetersizdi. konu hakkında önce öğretmenlerimi sonra da velilerimin desteğini alarak yola çıktık. 2 yıl gibi bir sürede öğretmen ve velilerin özel gayretiyle devlet vatandaş işbirliğiyle okulumuza 200 kişilik çok amaçlı bir salon ve 7 derslik kazandırdık. başarmış olduğumuz bu işin açılış töreni benim en mutlu ânımdı. 2 yıl önce
İlkokul son sınıfta olduğumu belirtmiştim. Karadeniz Artvinli öğretmenim Önuray okumam gerektiğini ve orta okula devam etmemin yollarını aradığını da biliyorum. Neyazık ki ailem okumam tarafı değil.Ben se ne edip ne yapıp içinde bulunduğum ağır koşullardan kurtulmam gerekiyordu.Parasız yatılı okulların olduğunu öğrendim. Bu sınava girmem için öğretmenimden yardımistedim. Oda zaten istediğiiçin seveseve yardım etti. Ama babamın karşı çıkışını anlatarak halletmem gerekiyordu.Yazları gene tarımmişlerinde kendisine yardımcı olacağımı anlatmağa çalışmamarağmen ikna olmuyordu. Okula göndermek istemediğinde kararlı oduğunu anladıktan sonra. kendim yatılı okul sınavına katılmanın yollarını aramaya başladım ve annemlebir olarak sınava girmem için yumurta tavuk paralarından yol parasıve harçlık tedarik etmeye başladık. Sonuçta tek başıma KAHRAMANMARAŞ\' A gelerek sınava girmeyibaşardımve o yıl imam-hatipokulu birincisınıfa yatılıolarak yazıldım. orta öğretim hayatım böylece başlamışoldu. 2 yıl önce
2 yıl önce
1996’da Isparta’nın Yalvaç İlçesinin Sücüllü Kasabası’nda öğretmenlik yapıyordum. Semih isimli yaramaz ,düzensiz,yalancı bir öğrencimiz vardı.Hem dersleri, hem de ahlaki yönden davranışları bozuktu.Derslerine giren öğretmenleri, arkadaşları ve idarecileri bıktırmıştı. Sık sık idareye çağırılırdı. İdareci arkadaşlarım bu çocuğu çok sıkıştırır, bazen de döverlerdi. Çocuk ise dişlerini gıcırdatır, içten içe bunlara kin beslerdi.
Bir gün Semih’in bir yaramazlığını da ben yakaladım. Arkadaşlarının önünde ona kızıp, utandırmak istemedim. Alıp sınıfa götürdüm. Davranışlarının kötü olduğunu, bunları düzeltmesi gerektiğini, gururu kırılmasın diye herkesin içinde ona bir şey söylemediğimi, yumuşak bir ifadeyle anlattım. Semih ile bayağı konuştuk. Semih bana orada söz verdi. Artık bu kötü davranışlarına son verecekti.
Gerçekten de söz verdiği gibi bir çocuk oldu. Bir daha yaramazlık yapmadı. Derslerini yavaş yavaş düzeltti. Ben de boş vakitlerimde onun derslerine yardım ettim. Manevi yönden onu destekledim. Semih iki yıl sonra Anadolu Lisesini kazandı. Bunu üniversite izledi. Şu an öğretmen olarak görev yapmakta. Her yıl öğretmenler gününde bana çiçek yollayıp, öğretmenler günümü kutlar.
Herkesin hayatına anlam katan, coşku kaynağı olan bir öğretmen mutlaka vardır.
2 yıl önce
önce nasihat ettim sırtını sıvazladım sınıfa götürdüm arkadaşlerının yanında ona daha fazla iltifat ettim arkadaşlarının arasına alınmalarını sağlğdım o günden sonra o çocuk hiç devamsızlık yapmadı ve bu gü o çocuk şu anada Ankara,da Gazetecilk yapıyor 2 yıl önce
Şükrü, bir süre önce kafasını sıraya çarpmış ve Şükrünün kafası balon gibi şişmiş,sonrasında iltihaplanmış, hatta iltihap bir kaç kat deri altına ilerlemiş, çarptığı yerin dışından da iltihap çıkmaya başlamış.
Köy dağ köyü yol kardan dolayı kapalı,telefon çalışmıyor, ilçe çok uzuk. Kısacası iş başa düşmüştü.Pansuman için her türlü ilk yardım malzemesi vardı.Ancak pansuman yapacağım alan havası alınmış balon gibiydi.Balonlaşan alan kesip kaldırılmadan yapılacak pansuman hiç bir işe yaramayacaktı. Balonlaşan kısmı büstürü ve makasla kesip birinci tabakayı kaldırdım, ikinci tabakanın altına ilirleyen iltihabı elimle bastırarak çıkardım ve pansuman yaptım. Pansuman yol açılıncaya kadar devam etti,yol açılınca, Şükrü yü sağlık ocağına götürdüm. Doktor gördüğü manzara karşısında şaşkına döndü ve Şükrü nün başına bakmakta zorlandı.
Doktorun verdiği ilaçları kullanarak uzun bir süre pansumanına köyde devam ettik. Sonunda Şükrü iyileşti, dökülen saçları yeniden çıktı. 2 yıl önce
Yine böyle bir günde yaklaşan Neruzda yaşanacak olayları önlemek için bölgemize askeri birlikler sevk edilmişti.Gelen askeri birliklerden bir kısmıda okulumuzun bahçesinde kurulan çadırda kalıyordu.
Herzaman ki gibi sabah erkenden okula gitmek için evden çıkmıştım.O sabah sanki daha soğuktu.Yaklaşan Nevruzun soğukluğunu ta içimde hisetmiştim.Karışık duyguluriçinde okulu kadar yürüdüm.
Sabah ilk des için sınıfımf gimiştim.Öğrecilerle dersehazırlık ve günlük olayları konuşuyorduk.Bir öğrencim yarım türkçesiyle askerlerimizi göstererek
Öğretmenim askerler bizi öldürmek için gelmişler doğrumu diye sordu ?
Bu soru karşısında kanım domuştu.Yavrum dedim olmaz böyle birşey mümkün değil diyerek askerlerin geliş amaçlarını anlatarak öğrencilerin korkusunu yenme endişelerini gidermeye çalıştım ama nafile o küçücük beyinlerde korkunun yenilmesi mümkün değildi.
2 yıl önce
ve yola beraber başladığımız 15 arkadaştan sadece ben liseyi bitirdim.Daha sonra üniversite sınavı ve üniversite mezunu oldum.Bu aile içinde ilk tir
2 yıl önce